Çoğunluğun Azınlığa Tahakkümü:

Bir söz vardır;

"Sizi eleştirecek biri yoksa para ile kendinizi eleştirecek adam bulun" der.

Parayla kendi kendini eleştirtmek abes gibi gelebilir. Oysa ki burada eleştirinin veya muhalefetin veya karşı görüşün öneminden bahsedilir. İşte Cumhuriyet te bu mantaliteye dayanmaktadır.

Devlet yöneticilerinin seçimle iş başına geldiği yönetimlere "cumhuriyet" denmektedir. Devletimiz de "demokrasi" esasına göre oluşmuş halk yönetimidir.Burada söz konusu olan monarşik veya oligarşik yönetim yapısı yoktur olmamalıdır.

İktidarda olsun muhalefette olsun siyasal partiler vardır ve belli dönemlerde yapılan siyasal parti seçimleriyle devletin yönetimi değişmekte ve "iktidar / yürütme / kabine / icra" erki ortaya çıkmaktadır.

Bu durumda Farklı siyasal görüşlerin halk nezdinde karşılık bulması ve bunun oya dönüşmesiyle ortaya çıkan "iktidar" kavramı da bir yandan yönetimde istikkarı sağlaması gerekirken, bir yandan da çoğunluğun azınlığa tahakkümünü ortadan kaldırmaya çalışacaktır.

İşte Robert Dahl'in de "Demokrasi Eleştirisi" adlı yapıtında dile getirmiş olduğu sorun da buradan kaynaklanmakta.

İktidar, çoğunlukla başa gelmektedir. Ne var ki, çoğunluğun azınlığa tahakkümünü sağlayacak olan teknik anlamda yine aynı mercidir. Yani iktidardır. İktidar, kendi kendine sınırlama koymakta gecikmeli davranacaktır. İkinci olarak, iktidar, kendini sınırlayacak olan mekanizmalara karşı son derece müteyakkız olacak ve bu mercileri zapt-ü rapt altında tutacaktır ya da tutmak isteyecektir.

Kısaca, iktidar, kendini, hukuksal, siyasal, akçal ve idari yöntemlerle denetleyecek kurumlara göz açtırmayacaktır ya da açtırmak istemeyecektir. Bu durum özellikle tek partı iktidarlarında daha fazla görülmektedir. Bu teknik anlamdaki vahim sorunu şu ana kadar pratik olarak yüzde yüz çözümleyen bir sistem çıkmamıştır. Sadece, çoğunluğun azınlığa tahakkümünü önlemek için, iç ve dış demetim yöntemleriyle siyasal denetimlerin etkinleştirilmesi yoluna gidilmiştir.

Son zamanlarda bir de "ombudsman"lık sistemi işler bir şekilde devreye konulursa, "sınırsız sorumsuz iktidar" biraz daha dizginlenmiş olabilecektir.

İşte bir çok noktada bazı değerleri gittikçe örselenmek istenen Cumhuriyetimizi "erdemlilerin yönetimi" haline dönüştürüp ona (cumhuriyete) yeni kazanımlar yüklemek ve ona (cumhuriyete) yeni hedeflerle 2023 gibi, 2071 gibi vizyonlarlar kazandırmamız gerekmektedir.

Vizyonu olmayan yönetim ve sistemler moda olgusu gibi gelip geçicidir. Nerede bir vizyon varsa orada kurumsallaşma ve istikrar kendini gösterecektir. Zira sistem içindeki bütün ajanlar (bireyler) önüne değil ileriye bakacak ve daha çok katetmesi gereken mesafe olduğunu görecektir.

İnsanlar ileriye doğru fazlaca baktıkça, birbiriyle uğraşmaktan vazgeçecek kısır çekişmelerden kurtulunmuş olabilecektir.

Bu vesile ile CUMHURİYET BAYRAMIMIZI KUTLUYOR, bütün ulusumuza hayırlar getirmesini temenni ediyorumm.

Sevgi ve sagılarımızla.

Not:

Bu yazı, http://www.bilgiagi.net, www.timeturk.com, http://www.bilgievreni.com, http://www.kamudanhaber.com, http://www.siyasalforum.org, http://www.gazetecanik.com, http://www.gercekgazete.web.tr, www.bolgeselhaber.com, www.hizmettv.com.tr, www.sinematur.com, www.ahmetfidan.com ile, Kuzey, Gazete Gerçek, vb. kağıt bası gazetelerde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.