Baykal İstifa Etti

Tezgahlar, komplolar, senaryolar ve perde arkası güç çekişmelerine son kurban Baykal.

Peki hırsızın günahı yok mu?

Şu ya da bu şekilde yakın dönem Türk Siyasal hayatında kaynağı sahih olsun olmasın, (gerçek olsun veya iftira olsun) yüzbinlerce tezgah gerçekleşmiştir. Ne yazık ki, bu durumlarda Türk Siyasetinde istifa mekanizması işletilmemiş ve

 bu açıdan onurlu davranış gösterilmemiştir. Bizler de kalem erbabı olarak böylesi durumlarda züğürt tesellisi olarak “Ahh, Japonya’da olsaydı bu olay bak hemen istifa etmiyor muydu?…..” diye söylenirdik.

Sayın Baykal’ın başına gelen olay ister kamu sektöründe ister özel sektörde her kademeden herkesin başına gelebilir. Nitekim AK Partinin CEO su konumunda iken ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için tereddütsüz adı geçen Keçiören Belediye Eski Başkanı Kıymetli İnsan Turgut ALTINOK ta benzeri katakullilere getirilip saf dışı bırakılmıştır.

Bu tür durumun en pis yanı da, “Şuyuu vukuundan beter” olmasıdır. Bu gibi durumlarda kişinin kendini savunması bile yıpratıcıdır.

Bütün mesele, bu çirkin tezgahın altından kimler hangi hesaplar yapmakta olduğudur. Zira her bu tür tezgahlarda bir çok kişinin menfaat birliği söz konusudur. Asr-ı Saadat öncesi Arap kabileleri de bir kişi öldürülecekse, kan davasının sürdürülmemesi için kanının kabileler arasında dağılmasını sağlarlardı. Sayın Baykal’a yapılan tezgahta ise, kendi partisi dahil, en az 3 siyasal partinin veya parti oluşumunun doğrudan veya dolaylı dahili vardır. Bu durumun aritmetiğini yapmak zor olmasa gerektir. Zira Baykal’ın yokluğu kimlerin veya hangi menfaat odağının işine gelirse o kişi veya kurumların ilişkisi olur. Bu durum ispat edilsin veya edilmesin böyledir.

Neticede durum vahim bir durumdur. Sayın Baykal kendine düşeni hakkıyla yerine getirmiştir. Bundan sonrası, CHP gemisini bu fırtınadan sağ salim kurtarmaktır. Baykal’ın yokluğunda bir kısım şarlatan veya fırsat kollayıcıları hemen duruma çöreklenecektir. Bu ara dönemdeki seçim ve değerlendirmeler, CHP üst yönetimince aklıselimle yapılmalıdır.

Şunu da unutmamak gerekir ki, bir tarafın bir tarafa (kendine göre) verdiği veya vermeyi düşündüğü ceza veya bedel ağırlaştıkça bu ters tepecektir. Bu yüzyıl daha önceki yazılarımızda da müteaddid defalar dile getirdiğim gibi, GİZLİLİĞİN SONU nu getirmiştir. Bu günün deşifre edenleri çok yakında deşifre edilecek duruma gelebilirler.

Sayın Baykal’ın CHP nin başına kabus gibi çöreklenmesi siyaset mekanizmasının belaltından yürütülmesini gerektirmemeli. Bu tür onursuz ayak oyunları nitelikli ve onurlu kişileri politika sahnesinden ürkütmekte ve devlet yönetimi niteliksiz kişilerin oyun alanına dönüşmektedir. Bu durum da devletin bekası açısından endişe verici bir durumdur.

Şu olasılığı da düşünmüyor değilim: Dışarıdan birileri CHP yi içten fethetmeyi düşünmüş olabilir. O nedenle Baykal ve ekibini refüze ederek CHP yi yönetilebilir hale sokmak istemiş olabilirler. CHP şahin birine mi teslim edilecek yoksa koyun tipli birisine mi teslim edilecek. Bekleyecek ve göreceğiz.

Peki hırsızın hiç mi günahı yok!, önce kendileri kabul etsinler, sonra yargı tescillesin en son hükmümüzü veririrz.

Sağlık sıhhat ve esenlik dileklerimle.

Not:
Bu yazı, http://www.bilgiagi.net, http://www.bilgievreni.com, http://www.gazetecanik.comhttp://www.kamudanhaber.com, http://www.siyasalforum.net,http://www.gercekgazete.web.tr, http://www.ahmetfidan.com ile, Gerçek Gazete, Balıkesir Demokrat, Halkın Sesi, Güney Marmara Yaşam ve Fatsa Güneş gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

Etiketler:, , , ,