Cenevre den gelen haberler, yarının stresini örtecek büyüklükte değil aslında. Maalesef toplumda her zaman haklı olan değil de sesi çok çıkan gerçek haklı olarak görülmüştür. Millilerin Cenevre zaferi de bu türden bir durum. İnsanlar o kadar çok ilgileniyor ki, bu ilgilenilen konu, ülkenin kaderi için, geleceği ve kalkınması için çok çok daha önemli konuları geride bırakıyor ve tezahürat seslerine bakarak ülkenin en önemli konusu futbol maçı haline geliyor.

Okur kitlemle belki en çok zıtlaştığım konu da futbol olmuştur. Okurlarımızın yüzde sekseni şu ya da bu şekilde futbolla ilgilense de, ben bu gerçeği bilerek nabza göre şerbet vermeyi beceremiyorum. Duygulanmıyor değilim. Yabancı bir ülkeye gidiyoruz ve o ülkenin komşusu olan bir ülkeyi deplasmanda yeniyoruz. Güzel gelişme. Ama bu kadar işte. Başarıyı tebrik ederiz, başaranları takdir ederiz. Ben zaten politikacı da olsam, yazar da olsam popülist politika izlemeyi beceremem. Bu gün bana CENEVRE ZAFERİNİ YAZMAK DÜŞERDİ. Ama yazmayacağım. İnadına ve ısrarla yarın için en önemli gündem konusu olarak AK Partinin savunmasını yazmak istiyorum.

Çok yakın zamana kadar AK parti, savunma yerine savunMA vermeyi düşünüyordu. Ama başörtüsü ile ilgili AY mahkemesinin gülünç kararı sonucunda savunmayı ciddiye aldılar ve dört başı mamur savunma vermeye karar verdiler. Gerçi bu olması gereken bir durumdu. Savunmaya karşı kayıtsız ve gayrı ciddi davranılması yarın onlara fatura edilecekti. Allah’tan savunma ciddiye alındı. Ne çok isterdim, AK Parti’nin bu savunmayı bir seçmen olarak bana yapmasını.

AK Parti’nin sözlü savunmasını ben dinleseydim, altı yıla yakın bir icraatın reel anlamda karnesini verseydim. Keşke üzgünüm sayın AK Parti bu karneyle geçen seçimde geçtin ama bu seçimde sınıfı geçmen mümkün değil deseydim. Bu normal ve olağan olmayan hukuksal süreç insanları ZORLA AK PARTİLİ YAPACAK YA ONA YANIYORUM. TARİHİN BU KONUDA TEKERRÜR ETMEMESİNİ İSTİYORUM. Aklı selim davranan, küçük büyük bütün muhalefetin görüşlerine önem veren, sırtını mikro kredilerle satın aldığı yığın oylarına dayamayan bir iktidar partisi adayı olsaydı da biz de yarın seçim sandığına giderken mutlulukla gitseydik.

Biliyor musunuz, bir seçmen için en kötü seçim, neye oy vereceği konusunda fikir oluşturamamış olduğu seçimdir. Böyle bir seçim ülke için belki de EN TALİHSİZ seçimdir. Üzülerek siyasal anlamda patinaj sürecine doğru girmekte olduğumuzu söylemek istiyorum. Umarım bu süreç çok çok kısa sürer. Aksi takdirde biz Atatürk’ün çizdiği muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmanın daha çoook rüyasını görürüz.

Aydınlık yarınlar dileğiyle.

Not:
Bu sitede yayınlanmakta olan yazılar http://www.yazarport.com , http://www.gunesgazetesi.net http://www.kamudanhaber.com http://www.bilgievreni.com , http://www.siyasalforum.net http://www.gercekgazete.web.tr www.radyobrt.net ile, Gerçek Gazete, Halkın Sesi, Güney Marmara Yaşam ve Fatsa Güneş gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

Etiketler:, , , ,