AK Parti'nin Sarıgüldürme Stratejisi

21 Temmuz tarihinde Sarıgül ile ilgili birer gün arayla “Milleti Sargül’dürebilecek mi? başlığını taşıyan bir yazı yazmıştım. O yazıda geleceğe yönelik olarak bazı endişelerimi dile getirmiştim. Aradan onca zaman geçti. Sarıgül hareketi bu zaman dilimi içinde (malesef) iktidar ortağı veya baraj üstü çıkma şansını kaybetti. Neden mi… Nedeni o kadar çok ki. Ama en baştaki neden, tek bir kişilik partide göze görülür ikinci kişilerin olmaması, bundan daha önemlisi de, Sarıgül’ün güvenilir veya güven veren bir kişilik olmaması gerçeği,  iyi bir lider olması gerçeğinin, çok çok daha üstünde olmasıdır.

Neden Sargül Başarılı Olamaz konusunu genel seçimin rüzgarı esmeye başlayınca değerlendirmeyi düşünüyorum. Şimdiden (olmayan) teşkilatın kadrolarını sahiplenecek kişilerin de olmaması bunun en büyük nedeni. Bu arada gelecek seçimlerde yüzde 3 bile oy alsa, Sn. Sarıgül yüzde üçlük partisinin başkanlık koltuğunda CHP nin başkanlık koltuğuna yapışmış olan Deniz Baykal’dan çok daha güçlü bir şekilde yapışacak (parti yerinde kaldığı sürece) onu ordan hiç bir kudret sökemeyecektir.

Ak Parti Sarıgül’ü Cendereye Davet Etmekte:

(Bu arabaşlığı yazarak belki de eşeğin aklına karpuz kabuğunu düşürmüş oluyoruz ya hayırlısı…)

Nasıl Bir Cendere?

1. Sarıgül bilmektedir ki, en mantıklı kitle tercihi, yumuşak sosyal demokratlar ile liberallerin üzerine partiyi kurmak. (Sözde her kesime açık olduklarını söyleseler de bu lafların siyasetin raconu olduğunu da bilenler bilir.) Hal bu olunca, en azından banko (gördüğü) oyları garantilemek için, öteden beri at koşturduğu Sosyal Demokrat Topraklar üzerinde bohçasını açmakta. Bu durum da zorunlu olarak çekirdek kadronun oluşumunda doğrudan etkili olmakta. Bu durum toplum dinamikleri gerçeği açısınan büyük bir risk (veya bize göre hata) Ama insanoğlu hep kısa dönemlik kazançları sevmiştir. E Sarıgül de insan sonuçta… AK Parti Sarıgül’ü bohça açmak için böylesi bir mekansal düzleme psikolojik olarak itmektedir. Bunda başarılı da olmaktadır.

2. Sarıgül bilmektedir ki, Balıkesir Üniversitesi Öğr.Gör. Dr. Ahmet FİDAN tarafından literatüre sokulmuş “demografi paradoksu” kavramı  kimsenin kısa dönemde hatta uzun dönemde hızlı ve doğrudan birşey yapamayacağı bir gerçektetir ve bu gerçeğin kitlesi, Sarıgül’e göz kıpıp öpücük vermeyecek yapıda devasa bir kitlenin gerçeğidir. Bu kitle ki,”göster ama verme” mantığıyla ifade edilebilecek sözümona olgunlukta veya şablonik yapıda bir kitledir.

Vaktiyle Sayın Sarıgül’e bir kaç cümle ile, ama Sarıgül’ün yardımcısı sevgili arkadaşım Murat HAZİNEDAR a yaklaşık yarım saatlik bir konuşmayla demografi paradoksunu anlatmıştım. Sanırım kendileri hala “demografi paradoksu” nun siyasal açılımlarını yeterince okuyamadılar. Kendileri bilirler. Gerçi bilseler bile belli bir zaman dilimi içinde ayılmadıkları sürece iş işten geçecektir.

AKP Nelerin Farkında:

1. AKP,  Sarıgül’ün siyasette değil de parti genel başkanlığında  acemi olmasından dolayı kısa dönemlik düşünceye aldanacağını varsaydığından ve onun demografik gerçeklerden kopuk olarak oluşturacağı tabanın odağını belirlemesine dolaylı yoldan etkide bulunmaktadır.

2. AKP, Sarıgül aksi yönde  ne kadar gayret ederse etsin, seçkinci bir siyaset yürüttüğünden, yarım yüzyıldan bu yana seçkinci siyaset anlayışından yılmış geniş egemen kitlenin böylesi propagandalarına prim vermeyeceğini de bilmektedir. Bu nedenle Sarıgül hareketini köklü ve ciddi bir tehdit olarak zaten görmemektedir.

3. AKP yardım ve sadaka kültürüne alışmış geniş egemen yoksul kitlelerini afyon gibi mikrokrediye alıştırmış durumda. Sarıgül bu konuda Şişlide (şişlinin mukimleri üzerinde) başarılı (!) sınavlar verse de, bu günkü gücü ile AKP ile yarışa tutuşmasını tehdit olarak görmediği gibi, belki de sadaka kültürünü tescillediği için destekleyici olarak ta görmektedir. Tabi bu dramatik gerçeğin yakın dönem siyasal ikbal olma paradigması haline gelmesi ülkenin kalkınması yönünde didinen bizler açısından vahim bir durumdur.

Not 1:

Bu yazı akla karpuz kabuğunu düşürme yazısı olmasın. Bu yazının gerçek hayat hiç ilgisi yoktur. Tamamen hayal mahsülüdür. Yazı içeriğinde geçen kişi/kurum veya kişilikler isim benzerliğinden ibarettir.(!)

Not 2:
Bu yazı, http://www.bilgiagi.net, http://www.bilgievreni.com, http://www.gazetecanik.com, http://www.kamudanhaber.com, http://www.siyasalforum.net, http://www.gercekgazete.web.tr, http://www.ahmetfidan.com ile, Gerçek Gazete ve Balıkesir Demokrat gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

Etiketler:, , , ,